İnsan

Konuşmak ve İz Bırakmak

Kemal Bayraktar ·

◉ 1.125 görüntülenme

Yöneticilik; makamda bulunmak, kalabalıklara hitap etmek veya sürekli görünür olmak değildir. 


Gerçek yöneticilik, sorumluluk alınan şehre, kuruma ve insana kalıcı bir değer kazandırabilmektir. Çünkü söz, söylendiği günü; eser ise kendisinden sonraki yılları etkiler.


Fikri olmayan yönetici, üretmek yerine konuşmayı tercih eder. Yapamadıklarını uzun açıklamalarla örtmeye, başarısızlıklarını başkalarının eksiklikleriyle savunmaya çalışır. Toplantılar çoğalır, konuşmalar uzar, fotoğraflar paylaşılır; fakat vatandaşın hayatında değişen hiçbir şey olmaz. Böyle bir anlayış günü kurtarabilir, ancak geleceği inşa edemez.


Davası olan yönetici ise yalnızca bugünün alkışını düşünmez. Kendisine, “Görev sürem bittiğinde arkamda ne bırakacağım?” diye sorar. Çünkü dava sahibi olmak, kişisel geleceğini değil; şehrin, kurumun ve toplumun geleceğini önemsemektir.


Örneğin bir şehirde her yağmurda aynı mahalleleri su basıyorsa yönetici saatlerce iklim değişikliğinden söz edebilir. Fakat asıl yöneticilik; altyapıyı yenilemek, sorunun kaynağını ortadan kaldırmak ve yıllardır mağdur olan insanları bu sıkıntıdan kurtarmaktır. Vatandaş açıklamayı değil, çözümü hatırlar.


Bir eğitim yöneticisi gençlerin öneminden uzun uzun bahsedebilir. Ancak gençlere bir kütüphane, bilim merkezi, spor tesisi veya proje geliştirebilecekleri bir ortam kazandırmıyorsa sözleri kısa sürede unutulur. Buna karşılık tek bir öğrencinin hayatına yön veren kalıcı bir eser, onlarca konuşmadan daha değerlidir.


Aynı durum belediyecilikte de geçerlidir. Bir parkın açılışını günlerce anlatmak kolaydır; önemli olan o parkın çocuklara, ailelere ve şehrin geleceğine gerçekten hizmet edip etmediğidir. Başkasından kalan bir hizmetin yalnızca adını değiştirerek yeniden sunmak eser üretmek değildir. Eser; mevcut olanı sahiplenmekten önce, ihtiyaç duyulanı düşünüp hayata geçirebilmektir.


Elbette yöneticinin konuşması, topluma hedef göstermesi ve insanlara umut vermesi gerekir. Ancak söz, eylemle desteklenmediğinde değerini kaybeder. Siyasette ve yönetimde güven, söylenenlerle yapılanlar arasındaki mesafe azaldıkça güçlenir.


Makamlar geçicidir; geride kalan ise verilen sözlerin gürültüsü değil, yapılan işlerin izidir. Bu nedenle gerçek yönetici, adının kaç afişte yer aldığına değil, kaç insanın hayatına dokunduğuna bakar.


"Fikri olmayanlar günü sözle doldurur; davası olanlar geleceğe eser bırakır. Tarih en çok konuşanları değil, yaşadığı şehre ve topluma kalıcı değer kazandıranları hatırlar."


Kemal Bayraktar

← Tüm yazılar